Doğum günüm.
3 arkadaşım yanımda en sevdiğimiz mekana gitmişiz. Sevdiğimiz bir grup çıkmış sahneye. Doğum günüm sonuçta, eğleniyoruz! Çok mutluyum(!)
Pastam geldi "iyi ki doğdun"lar eşliğinde. 19. yaşımın bana gerçek aşkı getirmesini diledim her doğum günümde olduğu gibi. Üfledim mumları. Evet doğum günümdü, en mutlu ben olmalıydım, doğum günü kızı bendim yahu!
Yüzümden tebessümler eksilmiyordu ama içim yıkık dökük, paramparça. Bugünü böyle hayal etmemiştim. Eksiktik, eksiktim. Tam o anda sahnede ışıklar söndü, ve o şarkıya girdi vokal.
"Ansızın, tarifsiz gelir ya o zamanlar sormaya cürretin kalmaz...
KİM KIRDI HER OKŞAMAK İSTEDİĞİMDE SENİ?
ELİMİ, GÖZLERİMİ GÖMDÜM, TEBESSÜME.
YALNIZ KENDİNE İNKARIN SADECE SENDEN KAÇARSIN, HALİN ELE VERİR ANLAMAZSIN..."
Onca kalabalık içinde kendi yalnızlığıma çekildim. Gerçekten eksiktim. Normal bir eksiklik değildi bu. Sanki o an ellerim yoktu, kollarım yoktu. Bir şarkı bir insanı ne kadar bitirebilirdi? O gece doğum günüm o şarkıyla bitti benim. Nefes almak için başımı kaldırdım, sağa sola bakındım. Onu gördüm karşımda. Dimdik ayakta, gözlerimin içine içine bakıyordu. Ne kadar olmuştu yüzünü görmeyeli? Kısa saçlarımı ilk kez görüyordu. Uğruna kestirdiğim, o kokusunu çok sevdiği saçlarım yoktu, gitmişti. Peki ya ben? Nefes almak istiyordum. Peki ayaklarım neden beni nefessiz bırakan adama doğru gidiyordu? Hiçbir şey söylemedim. Sarıldım sadece. Geri çekildim sonra. Uzun uzun baktım yüzüne... Şarkı devam ediyordu. "yalan söyleme bana, gözlerin anlatıyor her şeyi..." Ellerimi tuttu, merdivenlerden aşağıya indik beraber. Umrumda değildi o an nereye gittiğimiz, içerde kalan eşyalarım, arkadaşlarım, dışardaki soğuk... Umrumda değildi giden saçlarım, çünkü biliyordum uğruna yüz milyon tel saçım olsa yine verirdim. Hiçbir şey konuşmadan oturduk bir süre. "İyi ki doğdun sen." dedi uzun bir sessizlikten sonra. Başımı omzuna koydum, yaklaştım ona. "Soğuk." dedim sadece. Siyah deri kabanını hiç düşünmeden çıkarıp omuzlarımı kapattı. Biraz sonra "Isındın mı?" dedi. Başımı boynuna gömdüm, sarıldım. Bu noktada yaşamak istiyordum. Ömrümün geri kalanında bu kokuyu her nefes alışımda hissetmek istiyordum. "Sıcak." dedim kollarımı boynuna dolarken. "Isındım."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder